İz yeniden yayın hayatına başlıyor. Noktalı virgül konularak ara verilen dönemde İz’in sahibi Gölnur Cengiz kâğıtta ısrarcı oldu. Kalıcılığı, sonraki kuşaklara aktarılması ve bir kültürü yaşatması anlamında önemine inandı. ‘İz’ peşinde bir tutkunun kısa öyküsü…

BİR TUTKUNUN 'İZ'İNİ SÜRMEK

MEHMET ARDA DURU

Foto röportaj dergisi İz yeniden yayın hayatına başlıyor. Noktalı virgül konularak ara verilen dönemde İz’in sahibi Gölnur Cengiz’e birçok firma dijital sürümü için destek teklifinde bulunsa da, o kâğıtta ısrarcı oldu. Kalıcılığı, sonraki kuşaklara aktarılması ve bir kültürü yaşatması anlamında önemine inandı. İşte ‘İz’ peşinde bir tutkunun kısa öyküsü…

-2014 yılının Mart ayında, İz dergisinin 49. sayısında yayına ara verirken bir noktalı virgül koyuyoruz demiştiniz. Yeniden başlamak için doğru zaman olduğuna ne zaman ve nasıl karar verdiniz.

İz, hep kelaynaklar gibi ayakta kalması gereken ve sonraki nesillere aktarabileceğimiz bir değerdi. Türkiye’nin ilk ve tek foto röportaj dergisiydi. Bu yüzden devraldığım bir yayını yürütmek önemliydi. Bir belge niteliği taşıyordu. Bugün yeniden yayımlarken devraldığım şekilde bırakmadım, birçok yenilik getirdim. Bu konuda olağanüstü bir çaba gösterdim. Benim için en büyük itici güç okurlardan gelen talepler oldu. Bu bana ümit verdi. Çünkü onların “İz’i ne zaman göreceğiz” soruları beni arayışlara yöneltti. Zaten piyasanın durumu ve kültür sanat faaliyetlerine olan destekler son derece sınırlı. En ufak bir sarsıntıda ilk çizilen kalem kültür ve sanata ayrılan sponsorluk bütçeleri maalesef. Bu nedenle daha kolektif bir bilinç oluşturarak, geniş katılımlı, abone desteği ile yeniden başlamak istedim. Kendim de iyi bir okurum ve abone olduğum dergilere ve gazetelere büyük tutkuyla bağlanıyorum. Onları ediniyorum ve arşivimde tutuyorum. Bir kampanya başlatarak; insanlara samimiyetle devam etmek istediğimi, izi sürdürmek istediğimi, ama imkânların buna izin vermediğine paylaştım. Sonrasında gelen olumlu tepkiler beni heyecanlandırdı, umut verdi ve motive etti. Bununla birlikte sosyal medya ve birebir iletişimi aynı oranda kullanmaya çalıştım.

-Hedeflediğiniz katılımı ve katkıyı sağlayabildiniz mi?

Burada tamamen maliyetleri hesaplayarak bunun kaç abone ile karşılayabileceğimizi hesapladım. Ortalama 1200 abonenin İz’in maliyetini karşılamaya yeterli olduğunu gördüm. Duyurulara başladım. Fakat sonrasında gelen sonuçlar beni hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü formu dolduranlara, hadi şimdi sıra ödemede, dediğimde beklediğim katılımcı sayısına ulaşamadım. Bu da yıldırmadı. Önce bir adımı atalım, devamı gelir, çoğalırız diye düşündüm. Diğer yandan fotoğraf dünyasından, fotoğrafçı dostlarımızın bir desteği bana ayrı bir güç verdi. Sembolik fiyatlarla kendi fotoğraflarını İz’e destek amacıyla bağışlayan fotoğrafçılar oldu. 188 fotoğrafçı bu kampanyaya arka çıktı. Fotoğraflarını bilabedel bağışladılar. Ancak bunlardan sadece 28 adedi satıldı. Türkiye’de fotoğraf alıcı alışkanlığı ve piyasası olmadığı için yeterli kaynağı toplayamamış olduk. Çünkü bu da bir bilinç ve kültür işi. Her şeye rağmen bulduğum küçük fonlarla, abone desteği ile ve az sayıdaki ilanlarla dergiyi çıkarmaya karar verdik. İlk sayı 15 Mayıs gibi Fotoğrafevi’nden ve kitapçılardan temin edilebilecek.

-Ne kadar baskı yapmayı düşünüyorsunuz?

2 bin kopyalık satışa ulaşabilirsek dergiyi devam ettirmemiz kolaylaşacak. Abone olan okuyucularımız yüzde 15 daha uygun fiyata dergilerine sahip olabilecek.

-Yeni sayının kapağında genç İranlı fotoğrafçı Newsha Tavakolian’ın bir karesi var. Magum’un geleneğini devam ettiriyorsunuz… Fakat gençleştirme çabası mı var?

Fotoğrafevi olarak önceden beri ustalara saygı, gençlere fırsat tanımak şiarımız oldu. Magnum dünyanın en büyük fotoğraf ajansı ve biz hala Türkiye’deki temsilcisiyiz. İz’in ilk sayısında Magnum’un kurucularından Henri Cartier Bresson vardı. Yeni dönemin ilk sayısında yine ustanın farklı karelerine yer vererek saygıyla andık. Fakat genç yüzlerinden Newsha’yı ve Bieke’yi de dergi sayfalarına taşıdık. Geçtiğimiz birkaç yıl Türkiye ve yakın coğrafyamız çok sancılı geçti. Terör, savaşlar ve mülteci göçü çok sayıda can kaybına sebep oldu. Bu yüzden İz kapağında sosyal duyarlılık gereği bu dönemi yansıtan bir ifadenin olması gerektiğini düşündük. Newsha Tavakolian’nın İran’da çektiği bir yas portresi bu duyguların hepsini çok iyi ifade ediyordu.

-Derginin içinde başka neler var, biraz da bunlardan söz eder misiniz?

Bazı ipuçları vereyim, diğerleri de dergiyi alacaklar için sürpriz olsun. Bieke Deeporter’in Mısır ve Kahire’de çektiği ‘In Between’ projesinden farklı ve yeni bir portfolyo var. Enri Canaj’ın da içinde olduğu dört fotoğrafçı mülteciler ve göz konusunda çalışmalarını paylaşıyorlar. Türkiye’den ve dünyadan genç yetenekler var. Üniversitelerin fotoğraf bölümlerinin yeteneklerini dergi sayfalarında kendine yer bulacak. Toplam dolu dolu 112 sayfa ile bambaşka bir İz geliyor. Bir fotoğraf dergisi olmasına rağmen öneki dönemde olduğu gibi sağlam, edebi netliği yüksek metinler de dergide yer alacak.

  • BALKONDA AY NÖBETİ

    BALKONDA AY NÖBETİ

    HABER | SELAHATTİN SEVİ
    Duayen foto muhabiri Sökmen Baykara, Antalya’da sakin biri hayat yaşıyor. 82 yaşında olmasına rağmen güler yüzü, neşeli kahkahalarıyla ve de en önemlisi evinin balkonundan çektiği fotoğraflarla gazeteciliğin her şartta yapılabileceğini gösteriyor. Mecrası ise sosyal medya... [»]
    21-05-2016
  • ‘ANONYMOUS’TAN EMİN ÖZMEN'E

    ‘ANONYMOUS’TAN EMİN ÖZMEN'E

    RÖPORTAJ | SELAHATTİN SEVİ
    Türkiye’den, Ortadoğu’dan ve dünyanın farklı yerlerinden çektiği fotoğraflarla adından sıkça söz ettiriyor Emin Özmen. 30 yıldan fazla bir zamandır Türkiye’ye gelmeyen World Press Photo ödülünü üst üste iki yıl kazanan başarılı foto muhabiri, tanıklık etmeye devam ediyor. [»]
    27-06-2016
  • 10 YILDA

    10 YILDA

    SERGİ | TUNCAY DERSİNLİOĞLU
    Çalışmalarını İzmir’de sürdüren fotoğrafçı Tuncay Dersinlioğlu’nun kişisel sergisini açıyor. [»]
    09-09-2017
  • FOTOĞRAFIN İLHAM  ÖYKÜLERİ

    FOTOĞRAFIN İLHAM ÖYKÜLERİ

    HABER | MEHMET ARDA DURU
    Farklı iklimlerden, öteki hayatlardan direnç, dayanışma ve ilham öykülerinin paylaşılacağı III. Belgesel Fotoğraf Günleri İstanbul'da yapılıyor. Fotoğraf gösterimleri, paneller, kitap tanıtımları, portfolyo değerlendirmeleri ve atölyelerle zengin bir içeriğe sahip. [»]
    17-05-2016