1920’li ve 30’lu yıllardaki Mudurnu'yu anlatan “Anadolu’dan Bir Tanık: Bengüboz’un Objektifinden Erken Cumhuriyet Dönemi” sergisi, sıra dışı bir fotoğrafçıyı gündeme taşıdı. Ahmet İzzet Bengüboz'un 1018 cam negatifin hikâyesi çok ilginç.

KÜRK MANTOLU MUDURNU

SERGİ | SELAHATTİN SEVİ

Esir düştüğü Gazze Savaşı hayatını değiştirdi. Mudurnu Sultanisi'nde okurken Birinci Dünya Savaşı çıkmış, seferberlik ilan edilmişti. Henüz lise talebesiyken askere çağrıldı. İstanbul’daki üç aylık hızlandırılmış eğitimin ardından subay olarak 1915’te Kafkas Cephesi'nde buldu kendini Ahmet İzzet (1896-1969). Beklenmedik Rusya yenilgisi üzerine birliği ile birlikte Mısır’a, Sina Cephesi'ne gönderildi. İngilizlere esir düştüğü Kahire Elbeşir kampında geçireceği 30 aylık süreç ise sonraki hayatına yön verdi.

Muhalif uluslararası basında İngilizler'in esirlere kötü davrandığı haberleri çıkınca Kızılhaç, Ahmet İzzet'in de kaldığı kamp olmak üzere pek çok kampı teftişe başladı. Beynelmilel baskılar, İngilizlerin göstermelik de olsa ilginç uygulamalar yapmasına neden oldu. Londra’dan özel kıyafetler getirilerek giydirildi, zoraki pozlar verdirildi. Giymek istemeyenlerin yemekleri kesildi. Esirlere cüzi de olsa bir maaş bağlandı.

Ahmet İzzet, bu uygulamaları fırsata dönüştürdü. Biriktirdiği esaret maaşıyla önce bir İngiliz hoca tuttu, dil öğrendi. Sonra, fotoğraf… İstanbul Tophane-i Amire’de açılan “Anadolu’dan Bir Tanık: Bengüboz’un Objektifinden Erken Cumhuriyet Dönemi” fotoğraf sergisi, bir Osmanlı subayının Cumhuriyet’in ilk yıllarında küçük bir kasaba olan Mudurnu’da çektiği 1018 adet cam negatifin baskılarından oluşuyor.

Esaret günlerinden sonra özgürlüğüne kavuşan, soyadı kanunundan sonra Bengüboz soyadını alan Ahmet İzzet’in siyah beyaz kareleri, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Osmanlı kasabası Mudurnu’nun bir dönemine ayna tutuyor. Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Merkezi'nin (VEKAM) desteklediği serginin küratörü Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ayşe Ege Yıldırım, “Esir kampı deneyimi onun hayatını olumlu yönde değiştirmiş.” derken 1920 Mayıs’ında özgürlüğüne kavuşan Ahmet İzzet’in küçük bir kasabadaki günlük hayatın değişimini fotoğrafladığı çalışmanın önemini vurguluyor. Sakarya ve Düzce’nin aksine Mudurnu’nun Kurtuluş Savaşı’nda Ankara hükümetinin yanında yer alığının altını çizen Yıldırım, bütün Mudurnulular gibi Bengüboz’un da yeni yönetimi coşkuyla karşıladığını, çünkü barışın değerini iyi bildiğini, anlatıyor.

Ahmet İzzet Bengüboz, Mudurnu'nun ve Mudurnulular'ın fotoğraflarını, bir ihtimal esaret sonrası yanında getirdiği kameralarla, 13-18 ve 9-12 cm cam negatiflere çekiyor. Fotoğraflarda ilk gözüme çarpan kurgu, diyen Ayşe Ege Yıldırım, “Adeta film seti gibi bütün kareler… En çok kadın fotoğraflarını beğendim. Kıyafet devriminin nasıl yaşandığını gözlemleyebiliyorsunuz. Geleneksel giysili kadınlar da var, başı açık olanlar da, askılı elbise giyenler de. Çarşaflı kadınları da, kürk mantolu saçlarını alafranga kestirmiş kadınları da görebiliyorsunuz.” Diyor: Bengüboz Mudurnu'nun sivil sosyal hayatını bütün samimiyeti ile aktarıyor. Nüfus memurluğu yapmış olması herkesin yolunu bir şekilde Bengüboz’a düşürüyor. O da fotoğrafları çekerken bir film seti gibi insanları yönetiyor, kurgular yapıyor, adeta herkes bir seremoni yaşıyor.

1920 yılında ilçeye dönmesine rağmen fotoğraf çekmeye 1923 yılından sonra başlamasını projenin araştırma ekibinden Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Dr. Nuray Özdemir yoklukla açıklıyor. Bengüboz’un fotoğraflarıyla ilgili yaptıkları değerlendirmede “bir yönetmen edasıyla çektiği portre fotoğraflarının –muhtemelen varlığından bile haberdar olmadığı- çağdaşı diye nitelendirebileceğimiz 20. Yüzyılın en önemli portre fotoğrafçılarından August Sander’le benzerlikler taşıması şaşırtıcı” diyen Refik Akyüz ve Serdar Darendeliler haklı. Gerçekten şaşırtıcı…

Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (VEKAM), Mudurnu Belediyesi, Mudurnu Kaymakamlığı (Halk Eğitim Merkezi) ve Bolu Mudurnulular Derneği ortaklığı, Bolu Ticaret ve Sanayi Odası, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu desteğiyle düzenlediği “Anadolu’dan Bir Tanık: Bengüboz’un Objektifinden Mudurnu’da Erken Cumhuriyet Dönemi” adlı sergisi MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi Tek Kubbeli Salon’da 30 Temmuz’a kadar görülebilir. Fotoğraf koleksiyonunu içeren sanal arşive ise www.mudurnukentarsivi.org adresinden ulaşılabilir.

  • YERYÜZÜNÜN GÖZÜ

    YERYÜZÜNÜN GÖZÜ

    FOTO RÖPORTAJ | SOLMAZ DARYANI
    Haritalarda kendini mavi bir nokta olarak belli eden Urmiye Gölü’ndeki kuruma son yıllarda İran’ın ve dünyanın ilgisini bu bölgeye çekiyor. İran’ın Tebriz şehrinde yaşayan fotoğrafçı Solmaz Daryani, doğup büyüdüğü bölgedeki değişimi belgeleyerek önemli bir tanıklık yapıyor. [»]
    07-07-2016
  • LONDRA'DA USTALARA SAYGI

    LONDRA'DA USTALARA SAYGI

    HABER | MEHMET ARDA DURU
    Dünyanın önemli başkentlerinden Londra dört gün boyunca önemli bir fotoğraf festivaline ev sahipliği yapacak. 18-22 Mayıs tarihlerine arasındaki Photo London geleneksel fotoğrafçılarla yeni fikirleri buluşturacak. [»]
    18-05-2016
  • O ÇOCUK MAPPLETHORE!

    O ÇOCUK MAPPLETHORE!

    SERGİ | ROBERT MAPPLETHORE
    ‘Fotoğraf çekmeye başladım, çünkü çağımızın varoluş karmaşasına bir yorum getirmenin en kusursuz aracı fotoğraf gibi göründü’ diyen Robert Mapplethore sergisi yeniden İstanbul’da. [»]
    19-06-2016
  • FUTBOL SOKAKTA!

    FUTBOL SOKAKTA!

    SERGİ
    Magnum fotoğrafçılarının çektiği futbol kareleri Fransız Kültür Merkezi’nde sergileniyor. Abbas’tan David alan Harvey’e, Harry Gruyaert’den Thomas Haepker’e kadar ünlü fotoğrafçılar futbol heyecanını İstanbul’a taşıyor. [»]
    09-06-2016