Tophane sokaklardaki hayatlar, insanlar değişmeye, taşınmaya, binalar değişerek güzelleşmeye başladı. Bir fotoğrafçı olarak bir şeylerin değişmeden kalabileceğini sadece fotoğraflarımla anlatabilirdim.

SON TOPHANELİ

FOTO RÖPORTAJ | NİHAL GÜNDÜZ

Fotoğraf her zaman geçmişin belgesi olmuştur. Ünlü Fransız yazar ve düşünür Jean Paul Sartre şöyle demişti: “1860 civarında Nadar’ın fotoğraflarını, çektiği kimseler çoktan ölmüştür. Ama yaşadıkları dönem bakışlarında ebediyen yaşayacaktır.”

“Son Topaneli” projesinin ortaya çıkışının sebebi de Tophanelilerin yüzlerinde gizlidir.

Bir gece Tophane’de kahvehanesinde çay içerken bir an durup etrafıma baktım ve karakterleri incelemeye başladım. Konuşmalar, duruşlar, espriler… Hepsi bir film sahnesinden fırlamış gibiydi. Gözlemlemeye başlayınca, fotoğrafçı olarak etkilenmemek elde değildi. Böylece Tophane maceram başlamış oldu.

Fotoğrafta temel amaç, görünenleri göstermektir. Tophane sokaklardaki hayatlar, insanlar değişmeye, taşınmaya, binalar değişerek güzelleşmeye başladı. Bir fotoğrafçı olarak bir şeylerin değişmeden kalabileceğini sadece fotoğraflarımla anlatabilirdim.

‘Tophane’li portrelerini, kendi mekânlarından ayırarak, stüdyo fotoğrafı ile anlatmamın en büyük amacı ise; kişilerin mekân ile kurulan bağı ortadan kalkarsa geriye sadece kendisinin kaldığını vurgulamak ve böylece yer ve zaman kavramı olmadan sadece kişilerin varlıklarının önem kazandığı bir yaklaşım sergilemektir. Onlar hakkında fikir verebilecek detayları portreleri bize vermektedir.

Bu sebeple, “Son Tophaneli”, sokakta, iş yerinde gördüğüm karakterleri, terini bile silmesine izin vermeksizin elindeki işiyle, oturduğu sandalye ile çayını içtiği masa ve örtüsüyle, horozuyla, kedisiyle, ikna edebildiysem o anda ya da daha önceden gözlemlediğim şekilde Tophane’deki fotoğraf stüdyosuna götürerek çekilmiş portre fotoğraflarından oluşmaktadır.

Projenin en zor yanı, fotoğraf çekimine ikna süreciydi. Çok severek katılanlar olsa da, kahveci Şenol’un kahvesinden zor ikna sürecinden geçerek stüdyoya getirilenler, üç sokak peşinden dolaşıp elim boş döndüğümde oldu. En çok kahveci Şenol’un fotoğrafını görenler “a Şenol abi de varmış” diyerek benimle stüdyoya geldiler. “Son Tophaneli” böylece kendi insanının gücüyle ilerledi. 

  • BİR TUTKUNUN 'İZ'İNİ SÜRMEK

    BİR TUTKUNUN 'İZ'İNİ SÜRMEK

    MEHMET ARDA DURU
    İz yeniden yayın hayatına başlıyor. Noktalı virgül konularak ara verilen dönemde İz’in sahibi Gölnur Cengiz kâğıtta ısrarcı oldu. Kalıcılığı, sonraki kuşaklara aktarılması ve bir kültürü yaşatması anlamında önemine inandı. ‘İz’ peşinde bir tutkunun kısa öyküsü… [»]
    11-05-2016
  • 11 FOTO MUHABİRİNDEN MÜLTECİLER

    11 FOTO MUHABİRİNDEN MÜLTECİLER

    YUKSEL PECENEK
    Suriye ve Irak’tan başlayarak Avrupa’ya doğru çileli bir yolculuğa çıkan mültecilerin dramı bir fotoğraf sergisi ile gündeme geldi. Yunanistanlı 11 foto muhabiri açtıkları sergide yüz yılın göçünü gözler önüne serdi. [»]
    11-05-2016
  • İKİ DOKTOR BİR YOLCULUK

    İKİ DOKTOR BİR YOLCULUK

    FOTO RÖPORTAJ | WARREN WINKLER
    İki doktorun 1960’lı yıllarda Anadolu’yu ve kendilerini keşiflerinin gerçekçi bir öyküsü: Warren Winkler ve Salih Tokgöz hiç tanımadıkları bir coğrafyada, bilmedikleri bir ülkenin ve kültürün insanlarına ilkel koşullarda bir yandan tıbbi hizmet sunuyor, diğer yandan halk sağlığı anlamında kendine özgü bir deneyim ortaya koyuyor. [»]
    28-06-2016
  • EN YAYGIN HOBİ FOTOĞRAF

    EN YAYGIN HOBİ FOTOĞRAF

    RÖPORTAJ | SELAHATTİN SEVİ
    Kitap, sergi ve toplantılarla Türkiye’de fotoğraf ortamının çeşitlenmesine önemli katkılar sağlayan Merih Akoğul, fotoğrafın futboldan sonra en çok ilgi çeken hobi olduğunu söylüyor. [»]
    30-06-2016