Atina'nın Pire Limanında mahsur kalan 1300 mülteci zor geçen Ramazan ayının ardından buruk bir bayrama hazırlanıyor. Gönüllü STK'ların yardımıyla hayatta kalma mücadelesi veren Suriyeli, Afganistanlı ve Asya'nın diğer ülkelerinden insanlar çaresizce bekliyor.

ZOR RAMAZAN BURUK BAYRAM

FOTO RÖPORTAJ | SELAHATTİN SEVİ

Pire Limanı’nda Afganistanlı müezzinin denize doğru bir sağa, bir sola yüzünü dönerek okuduğu ezan büyük bir sessizliği de beraberinde getiriyor. Biraz önce yemek kuyruğundaki bağırmalar çağırmalarla alınan kumanya sahile serilen gri battaniyelerin üzerine seriliyor. Tek çeşit yemek, meyve suyu ve meyveden müteşekkil iftariyelikle evinden uzakta yaşamak zorunda kalan yüzlerce mülteci iftarını açıyor. İftarı beklerken geçtiğimiz yaz Ege’nin dev dalgalarında korku dolu saatler yaşayan çocuklar turuncu can yelekleriyle yüzme öğrendikleri denizden çıkıp anne babalarının yanına ilişiyor. Uzun ve sıcak yaz ramazanlarının getirdiği zorlukları aşarak oruç ibadetini yerine getiren Afganistanlı, Suriyeli, İranlı yüzlerce mülteci Yunanistan’ın başkenti Atina’nın limanı Pire’de kader birliği yapıyor. Artık sayıları daha da azalmış. Onlarla ilgilenen gönüllü yardım kuruluşları yetersiz. En büyük şikâyet her gün aynı yemeklerin çıkması. İçme ve temizlik için gereken suyun yetersizliği…

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yapılan anlaşma gereği sınırların kapatılması birçok mülteciyi bulundukları ülkede mahsur bıraktı. Avrupa hayali Pire kıyısında sona eren mültecileri en çok belirsizlik ve gelecek kaygısı düşündürüyor. 22 yaşındaki Suriyeli Raed H. bir yandan Halepli hemşehrisi İsmail Seyho’ya traş oluyor bir yandan da anlatıyor. Önce babasını kaybeden ve sarsılan Raed’in evi bombardımanda yıkılmış. Annesi yıkıntıların altında kalmış. Beni Halep’e bağlayan hiçbir şey kalmamıştı, diyen genç mülteci hayatta tek başına. İstediği hayatını devam ettirebileceği bir iş. Berberlik yapan İsmail ise günde 20 Euro kazanıyor.

Beş kişilik ailesiyle Pire limanına sığınan Ruşin Ali (24) ise anne ve babasını Türkiye’de bırakmış. ‘Biz de Türkiye’de kalabilirdik. Ben tekstilde çalıştım, eşim araba tamircisiydi ama bürokrasi canımızdan bezdirdi, diyor. Kimlik alamamışlar, hastaneye girememişler… Çocuklarının geleceğini düşünerek yola düşmüşler. Liman’da bir gün önce aldıkları sabah kahvaltısıyla sahur yapıyorlar. En büyük şikâyeti ise susuzluk. Sıcak yaz günlerinde temizliğe bile su yok, diyor. Deniz suyu ile duş alıyorlar.

Mülteci kampında sadece akşam ezanı okunuyor. Diğer vakitler ve teravih Afganlı grubun öncülüğü ile cemaatle idrak ediliyor. Bayram sevinci kamptan çok uzak. İşsizlik, yoksulluk onları yalnız ve çaresiz hissettiriyor. Resmi misafirhanelere yerleştirilemeyen 1300 mülteci evlerinde geçirecekleri güzel bayramların hayalini kuruyor. 

Foto Röportaj, Yeni Hayat Gazetesi'nde...

  • CANSU YILDIRAN'LA PONTUS'TAN AMSTERDAM'A YOLCULUK

    CANSU YILDIRAN'LA PONTUS'TAN AMSTERDAM'A YOLCULUK

    SÖYLEŞİ | SELAHATTİN SEVİ
    World Press Photo'nun genç ve yetenekli fotoğrafçıları desteklemek için hazırladığı Joop Swart Masterclass'a seçilen 12 fotoğrafçı arasında Türkiye'den Cansu Yıldıran ve Sabiha Çimen de var. Yıldıran ile programa seçilme süreci, beklentileri ve fotoğraf yolculuğu üzerine konuştuk. [»]
    15-04-2018
  • YAZ MENEKŞESİ

    YAZ MENEKŞESİ

    FOTO RÖPORTAJ | SELAHATTİN SEVİ
    20 yıl öncesine kadar İstanbul’da Avrupa yakasının en popüler kumsalı olarak bilinse de eski balıkçı köyü Menekşe’den eser yok şimdi. Ne banliyö trenlerinin hafif yatarak durduğu minyatür istasyonu, ne küçük ama sevimli lokantaları var. [»]
    11-05-2016
  • İKİ DÜNYA ARASINDA

    İKİ DÜNYA ARASINDA

    KİTAP | EMİNE GÖZDE SEVİM
    İki dünya arasındaki dinamik insan hikâyesi üzerinedir, diyor ‘Embed in Egypt’ kitabı için Emine Gözde Sevim. 2011 ve 2013 yılları arasında Mısır’da yaşanan sancılı ve olağanüstü sürece farklı bir pencereden bakıyor. [»]
    12-06-2016
  • DUVARDA DEĞİL RAFTA

    DUVARDA DEĞİL RAFTA

    FESTİVAL | MEHMET ARDA DURU
    İstanbul Fotoğraf Kitabı Festivali, çağdaş fotoğraf alanında üretim yapan genç Türk sanatçıların görünürlüğünü sağlayarak, fotoğraf kitabı yayını üreten kişi ve kurumları bir araya getirmeyi amaçlıyor. [»]
    25-05-2016